Yeni Laik cumhuriyet, Mustafa Kemal’in kişisel felsefesini yansıtıyordu.
1928’de yayınlanan bir kitabında, Grace Ellison, onun 1926-27 de kendisine söylediklerini aktarıyor: “Benim bir dinim yok ve bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum. Hükümetini ayakta tutmak için dini kullanmaya gerek duyanlar zayıf yöneticilerdir, adeta halkı bir kapana kıstırırlar. Benim halkım demokrasi ilkelerini gerçeğin emirlerini ve bilimin bilimin öğretilerini öğrenecektir. Batil inançlardan vazgeçilmelidir. İsteyen istediği gibi ibadet edebilir. Herkes kendi vicdanının sesini dinler. Ama bu davranış ne sağduyulu mantıkla çelişmeli ne de başkalarının özgürlüğüne karşı çıkmasına yol açmalıdır..”
Ayrıca bakınız: Andrew Mango – Atatürk Remzi Kitabevi 3.Baskı Sayfa: 532

***

Mustafa Kemal Pasha: “BENİM BİR DİNİM YOK..!”
Kemal Atatürk (Mustafa Kemal Pasha, 1881-1938), founder, first president, and pitiless modernizer and secularizer of the Turkish re- public. Removed Islam as the state religion; replaced the Arabic al- phabet with the Roman, and religious, Arabic-language schooling with secular, Turkish-language schools; established universal suf- frage (yes, including women); and, most important, decreed that men abandon the fez in favor of European-style hats; in short, filled Tur- key to the brim with modernity. “One of the few positive things Atatürk said about religion was that since his soldiers thought they were going to heaven, they were conveniently willing to die.”
“I have no religion, and at times I wish all religions at the bot- tom of the sea. He is a weak ruler who needs religion to uphold his government; it is as if he would catch his people in a trap. My people are going to learn the principles of democracy, the dic-

Tercümesi: Kemal Atatürk (Mustafa Kemal Paşa, 1881-1938), Türk Cumhuriyeti’nin kurucusu, ilk cumhurbaşkanı ve acımasız modernleştiricisi ve laikleştiricisi. İslam’ı devlet dini olmaktan çıkardı; Arap alfabesini Latin alfabesiyle, dini Arapça eğitimini ise laik Türkçe eğitim okullarıyla değiştirdi; evrensel esaret hakkını (evet, kadınlar da dâhil) tesis etti ve en önemlisi, erkeklerin fes yerine Avrupa tarzı şapkalar takmasını emretti; kısacası, Türkiye’yi modernlikle doldurdu. “Atatürk’ün din hakkında söylediği birkaç olumlu şeyden biri, askerlerinin cennete gideceklerini düşündükleri için ölmeye razı olmalarıydı.”
“Benim dinim yok ve bazen tüm dinlerin denizin dibinde olmasını diliyorum. Hükümetini ayakta tutmak için dine ihtiyaç duyan zayıf bir yöneticidir; sanki halkını bir tuzağa düşürecekmiş gibi. Halkım demokrasi ilkelerini, devlet yönetimini öğrenecek…”
Kaynak: 1926-27 yıllarında Atatürk ile röportaj yapan Grace Ellison’ın 1928 yılında yayımlanan “Turkey Today” adlı kitabının 24. sayfasında İngilizce olarak yazıyor.

Bu röportajın sıhhatine itiraz eden laikçi kamalistlerin ileri sürdüğü gerekçelerini de buraya alıyoruz ki, sadece doğrunun peşinde olduğumuz anlaşılsın. Aşağıda gördüğünüz, Anadolu ajansının, Grace Ellison’ın başka bir konudaki sözlerinin tekzibini paylaşarak, yalanlanmış olan birisinin başka sözleri de yalandır diyerek itiraz ediyorlar.

“Benim bir dinim yok ve bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum. Hükümetini ayakta tutmak için dini kullanmaya gerek duyanlar zayıf yöneticilerdir. Âdetâ halkı bir kapana kıstırırlar. Benim halkım demokrasi ilkelerini, gerçeğin emirlerini ve bilimin öğretilerini öğrenecektir. Batıl inançlardan vazgeçilmelidir. İsteyen istediği gibi ibadet edebilir. Herkes kendi vicdanının sesini dinler. Ama bu davranış ne sağduyulu mantıkla çelişmeli ne de başkalarının özgürlüğüne karşı çıkmasına yol açmalıdır.“[1]
(1926-27 yıllarında Atatürk ile röportaj yapan Grace Ellison’ın 1928 yılında yayımlanan Turkey Today adlı kitabının 24. sayfasında İngilizce olarak yazıyor. Ancak Atatürk’ün not defterlerine göre, Atatürk bir İngiliz gazetecinin (Grace Ellison’ı kastediyor) söylemediklerini yazdığını ve söylediklerini çarpıttığını kendi el yazısıyla belirtiyor: “Bir İngiliz gazetesi muhâbiri benimle konuşuyor. Söylemediğim şeyleri yazıyor ve söylediğim şeyleri aleyhimize tefsîr ediyor. Kendisini men ettim. Söz vermişti. Anladım ki İstanbul’daki muallem insanlarla beraber âdetâ câsus.“[2]
[1] “Modern Turkey, a delicate balance of East and West”. Erişim tarihi: 23 Ekim 2011. ve “Google Books üzerinden Turkey Today”. Turkey Today. Erişim tarihi: 25 Mayıs 2014.
[2] Atatürk, Mustafa Kemal (2009). Atatürk’ün not defterleri. Ankara: Genelkurmay Basımevi. s. 125. ISBN 9789754092462.





